6FPdgH. Adet Düzensizliği Olup Hamile Kalanların Olumlu ve Olumsuz Yorumları Adet Düzensizliği Olup Gebe Kalan Olur mu? Düzenli regl görme ve yumurtlama hamile kalmak için gereken koşullardandır. Adet düzensizliği hamile kalamama, düşük yapma, yumurtlayamama gibi sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle adet düzensizliğinin nedeni tespit edilmeli ve mutlaka en kısa sürede tedavi edilmelidir. Ancak adet düzensizliği devam ettiği halde gebe kalan kişiler de yok değildir. Düzensiz Adet Görenlerde Gebelik Belirtileri Düzensiz adet görenlerde görülen gebelik belirtileri ile adeti düzenli olanlardaki gebelik belirtilerinin hiçbir farkı yoktur. Bu belirtiler; Mide bulantısı Halsizlik Meme uçlarında koyulaşma ve memede dolgunluk Aşerme Koku hassasiyeti Sık idrara çıkma Kasık ve bel ağrısı Düzensiz Adet Görüp Gebe Kalan Kadınların Yorumları Nasıldır? Ben de adet düzensizliği vardı buna rağmen hamile kaldım. Kendimi bildim bileli böyleyim. Bazen iki adetimin arası 40 gün, bazen 2 ay sürüyordu. Doktora gittim, ilaç da kullandım fakat düzelmedi. Mart ayında evlendim. Hiçbir korunma yöntemi kullanmadım. En son adetimi Mayıs ayında oldum. Hamile kaldığımı Temmuz ayı içerisinde öğrendim. O ay çörekotu ve bal karışımı tüketmiştim. Belki hamile kalmama bu da yardımcı olmuştur. Adet günlerim hep düzensizdi, evlendim yine düzensiz devam etti. Evlendikten tam 8 ay sonra hamile kaldım. Hiçbir ilaç kullanmadan tedavi olmadan hamilelik oldu. Benim de adetlerim hep düzensiz; kimi zaman 3 ayda bir oluyorum, kimi zaman 6 ay geçtiği halde tık yok. Zaten adet söktürücü kullanmadan adet olamıyorum. Haziran ayında evlenmiştim. Her ilişkimiz korunmasız oldu. Bir arkadaşım Glifor isimli bir hap kullanmamı önermişti. Aslında bu, şeker direnci olanlara veriliyormuş fakat yumurta gelişiminde oldukça etkiliymiş. Velhasılı 3 ay önce hamile kaldım fakat ne yazık ki bebeğimi kaybettim. Kalp atışını duyamadık, karnımda yaşamını yitirdi ve kürtajla aldılar. Hanımlar olumlu düşünün, ne kadar dert ederseniz hamile kalmanız o derece zorlaşır. Ben de genç kızlığımdan beri hep düzensiz adet oluyordum, 2010 yılında evlendim. Polikistik over sendromuna yakalandığımı 2011 yılında öğrendim. Doğum kontrol hapı kullanıyordum. Bir de çok kiloluydum, bu sebeple diyet yapıyordum. Soğan kürü yaptım ve hamile kaldım. Ergenliğe girdiğim günden beri hiç düzenli adet olmadım. Şimdi 23 yaşındayım. Gittiğim doktor bana kilo vermem gerektiğini söyledi. Diyet yapıp 13 kilo verdim. 1 yıl önce evlenmiştim, çocuğum olmuyordu. Meğer adetimin düzensiz olması polikistik over hastalığından kaynaklanıyormuş. Doktorum sonraki ay adetimin 3. gününde gelmemi istedi, tedaviye o zaman başlanacaktı. Ben dilimden duayı hiç eksik etmedim. Tekrar adet olmadım ve şimdi hamileyim. Doktora gidip muayene olun ve Allah’tan ümidinizi kesmeyin. Ben hep 2-3 ayda bir adet oluyordum. Bir yıl içinde en fazla 3 ay düzenli adet görmüşümdür, o kadar. Hormon bozukluğu ve fazla kilo sorunum vardı. Erkeklik hormonum normalden fazla salgılanıyormuş. Kadın-doğum uzmanına muayene oldum. Kist yokmuş fakat polikistik over gibi bir hastalığım varmış. Bir adet söktürücü bir de doğum kontrol hapı yazmıştı. Adet söktürücüyü bir sefer kullanabildim, aşırı derecede midemi bulandırıyor diye kullanmaktan vazgeçmiştim. Aslında bulantılarım hamilelikten kaynaklanıyormuş. 38 yaşındayım, 1 yıldır adet düzensizliğim var. 31-32 gün gecikse yine iyi; benimki 45 gün gecikiyor. Hatta bazen 50 gün adet olmadığımı biliyorum. Mesela Şubat’ta hiç adet görmedim. Mart ayında gecikme oldu, Nisan ayında da geç oldu. Üstelik olduktan sonra 15 gün devam etti. Fakat ben Nisan’da hamile kaldım. Adet döngülerimin arası 50 gün veya daha fazlaydı. PKOS ve hipotiroidi hastasıyım. 5 yıl önce evlendim, 8 ay önce ilk çocuğuma hamile kaldım. Bende böyle rahatsızlıklar olduğu halde hamile kalabildiysem sizin de kalma ihtimaliniz var, ümidinizi yitirmeyin. Ayşegül Aydoğan AtakanTürk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansun Demir, Türkiye’de ultrasonla yapılan kontrol sayısının dünya standartlarının üzerinde olduğunu belirterek, gebelik dönemi boyunca ortalama 5-6 kez ultrason incelemesinin yeterli olduğunu söylüyor. “Ultrasonun olumsuz etkileri olduğuna dair bilimsel kanıt bulunmamakla birlikte, Türkiye’de yapılan kontrollerin sayısı dünya standartlarının üzerinde” diyen Prof. Dr. Cansun Demir, konuyla ilgili sorularımızı ultrason tetkikinden ne anlamalıyız?Butik ultrason’ kavramı gelişti. Sadece bebeğin eli ayağı düzgün mü, bir anormallik var mı ona bakılıyor. Bebek kime benziyor? Kulağı kepçe mi ona bakılıyor. Hastaların bunun için gelmesine gerek uygulamasının ideal süresi ne olmalı?Öncelikle gebeliğin ilk aylarında bebek anne karnında mı, canlı mı ayırt etmek zor oluyor. Kalbini görmek için doppler dediğimiz bir uygulama yapıyoruz. Ses dalgasının başka bir şeklini veriyoruz. Bu dopleri uzun süreli verdiğiniz zaman, dört dakikayı geçerse bebeğin kalbinde ısı artışına ve anormalliklere neden olabileceği söyleniyor. Ultrasona bakan kişi bir dakikanın altında bir sürede kalbi görebilir. Aileye bebeğin yüzünü göstermek gibi nedenler yüzünden işlemi gereğinden fazla uzatmamak bu süre ilk aylardaki tetkiklerde mi geçerli? Evet, ilk üç ay için çok önemli. Özellikle doppler incelemeleri gebeliğin ilk haftalarında kısa süreli uygulanırsa termal risk azaltılır. Organlar gelişmiş olduğu için ondan sonraki aylarda önemi yok. Ses dalgası olduğu için ultrasonun bilinen bir zararı yok. Bizi asıl ilgilendiren konu, inceleme sırasındaki ısı artışı. Ultrason incelemesi sırasındaki ısı artışının hangi dönemlerde hangi biyolojik etkilere neden olabileceği konusu kesin değil. Domuzlarda yapılan bir çalışmada iki dakikadan uzun süreli bir uygulamanın olumsuz etkileri olabileceği görüldü. Genel yaklaşım, derecelik ısı artışının, zararı olmayacağı yönünde. Beş dakika süreyle dört derece artıştan fazlasının zararlı olabileceği bildiriliyor. Dünya standartları ne diyor bu konuda?Türkiye’de gebelerde yaklaşık 11-12 kez ultrason kullanılıyor. Oysa bu sayı, en fazla yedi olmalı. Kişisel kanaatime göre 5-6 ultrason incelemesi yeterli. İlk üç ayda bir kez yapılması lazım. Sonra 18-20 ve 24-28’inci haftalarda olmak üzere toplam 5-6 kez yeterli olacaktır. ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde anne karnındaki bebeğin ultrasonla takibi sınırlı sayıda yapılıyor. İngiltere’ye, ABD’ye baktığınızda isteseniz de ultrason incelemesi yaptıramazsınız. İlk üç ayda, sonra 18-23’üncü hafta arasında daha sonra da gebeliğin son döneminde bebeğin eşi önde mi, bebek ters mi düz mü ona bakılıyor. Zaten sistem ancak üç ultrason parasını Sağlık Örgütü’nün bir önerisi var mı bu konuda? Ultrasonun kaç kez kullanılması gerektiği konusunda bir uyarı yok. Dünya Sağlık Örgütü sadece gebelik takibinde muayenelerin sıklığı konusunda öneride bulunuyor. İlk yedi ay ayda bir kez, sekizinci ayda iki kez ve dokuzuncu ayda haftada bir kez muayeneyi öneriyor. Bunlar ultrason için değil, gebelik muayenesi sıklığı. Amerikan Ultrason Derneği’ne göre sorun olmadığı sürece hamilelerde her trimesterde bir kez olmak üzere toplam üç kez ultrason tetkiki yapılması hamilelere yapılan ultrason ücretinin devlet tarafından karşılanmamasının, ancak ülkemizde tümümün ödenmesinin de bu konuda önemli olduğu düşünüyorum.* Bizde bu yönde bir öneri yok, değil mi? Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği ile Perinatoloji Derneği’nin henüz üzerinde vardığı bir karar yok. Ortaklaşa bir araya gelerek bir protokol oluşturulmalı.“ULTRASON ARTIK STETESKOPUMUZ OLDU”“Türkiye’de hastalar her geldiğinde ultrasonla bakıyoruz. Eskiden ellerimizle bakardık, artık kadın doğum uzmanlarının steteskopu oldu ultrason. Tamam ultrason kullanalım ama her ultrason da aynı kalitede değil, bir de böyle bir sıkıntı var. Bazen annenin tansiyonu dahi ölçülmüyor. Anne preeklampsiye kadar gidiyor. Bizler sadece fetüse yönelik değil anneye dönük de hekimlik yapmalıyız.” Hamilelik döneminde ultrason muayenesi sıklığı en fazla olan ülkelerden biri de Türkiye. Gelişmiş ülkelerde bu muayene normal şartlarda 3-4 kez, ülkemizde ise yaklaşık 11-12 kez yapılıyor. Giriş Tarihi 1357 Son Güncelleme 1653 Anne-baba adaylarının cephesinden bakınca bebeğiyle ilk tanışmaya ve ondan haber almaya uzaktan da olsa vesile olan bir uygulama ultrason muayenesi! O yüzden pek bir seviliyor. Asıl sebebin elbette bebeklerle tanışmak olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu muayene, esas olarak anne karnındaki bebeklerin sağlık durumu hakkında önemli veriler sağlıyor. Peki, bu muayene neden bizim ülkemizde gelişmiş ülkelere oranla daha fazla sıklıkta uygulanıyor? Ultrason muayeneleri sakıncalı mı? Her şeyin yolunda gittiği hamileliklerde, anne-baba adayları ultrason muayenesi sıklığını azaltmayı doktorlarına teklif edebilirler mi? Tüm bu soruları yönelttiğimiz Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Birgül Karakoç, ortada bir sağlık sorunu yokken çok sık girilen ultrason muayenelerinin hem gereksiz masrafa hem de hamileliğin seyriyle ilgili yanlış tahminlere neden olabildiğini söylüyor. Ultrason uygulamalarının anomali tespiti açısından önemini danıştığımız Riskli Hamilelikler Uzmanı ve Perinatolog Prof. Dr. Recep Has ise, özellikle 18-23. haftalar arasında yapılan ayrıntılı ultrason incelemesinin anomali tespiti açısından önemli olduğunu ve bu incelemenin atlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Ultrason muayenesi neden yapılır? Hamileliğin ilk 3 ayında; - Dış gebelik var mı kontrol edilir. - Hamileliğin çoğul olup olmadığı belirlenir. - İkiz bebekler tek kesede mi, yoksa iki ayrı kesede mi belirlenir. - Belirgin yapısal ve kromozomal bozukluklar saptanır. - Hamilelik gelişiminin normal olup olmadığı kontrol edilir. - Düşük tehdidi varlığında ceninin canlılığını devam ettirip ettirmediği saptanır. Hamileliğin ikinci 3 ayında; - Anne karnında bebeğin anatomisi değerlendirilir ve bozukluklar tespit edilir. - Plasentanın rahim içindeki yerleşimine bakılır. - Amniyon sıvısının miktarı ölçülür. - Bebeğe ve rahme giden kan akımları ölçülür. - Rahim ağzı uzunluğuna bakılır ve erken doğum riski araştırılır. Hamileliğin son 3 ayında; - Anne karnındaki bebeğin gelişim durumuna, amniyon sıvısının fazlalığı ya da azlığına ve kan akımı düzeylerine bakılır. - İlk aylarda tanımlanmamış olan bozukluklar saptanır. - Plasentanın yerleşim yeri ve yaşı saptanır. - Bebeğin anne karnındaki duruşu ve pozisyonu tespit edilir. Hangi sıklıkta ultrason yapılmalı? Hamilelikte ultrason, Avrupa'da "rutin", Amerika'da ise "gereken durumlarda" yapılır. Amerika'da Obstetrisyen ve Jinekologlar Akademisi ACOG , hamilelikte rutin yapılan ultrasonun bebekte sakatlık, ölüm ve gereksiz girişimleri azaltmadığını ileri sürerek, bu uygulamaya karşı çıkmış ve sadece çok gerekli durumlarda kullanımını savunmuştur. İsviçre'de hamilelikte yapılan ortalama ultrason sıklığı olarak bildirilmiş, bu incelemelerin yüzde 36'sını rutin tarama oluştururken, ultrason olgularının yüzde 48'i ise medikal bir sorun nedeniyle yapılmıştır. Türkiye'de ise bir anne adayı hamileliği boyunca yaklaşık olarak 11-12 kez ultrason muayenesine girer. Her ay yapılan ve etkin olmayan bu tür bir inceleme yöntemi, gereksiz masrafa ve yanlış tahmine neden olur. Bunun yerini, hamileliğin belli dönemlerinde bilinçli ve etkili ultrason incelemeleri almalıdır. Ultrason bebeğe zarar verir mi? Günümüzde ultrason cihazlarının güvenli olmaları için çalışma sayısı oldukça fazla. Özellikle ses dalgalarının yol açtığı doku ısınmasına dikkat etmek gerekir. Doppler incelemeleri, hamileliğin ilk haftalarında kısa süreli uygulanırsa ısı riski azaltılır. Ultrason incelemesi sırasındaki ısı artışının ne gibi problemlere yol açacağı henüz net değildir. Bir araştırmada 2 dakikadan uzun süreli bir uygulamanın olumsuz etkileri olduğu görülmüştür. Ultrasonun ısı etkisi dışında mekanik etkileri de mevcuttur. Bebeğin içinde bulunduğu sıvıda bir akım oluşturur. Ayrıca hücreleri birbirinden ayırabilir. Bu etkiler çok küçük düzeydedir ve zarar verme olasılığı düşüktür. Bu konular hakkında çok güçlü kanıtlar yoktur. Fakat yine de gereksiz yere fazla sayıda ultrason yapılmamalıdır. Sağlıklı giden ve herhangi bir risk faktörü taşımayan bir hamilelikte yapılan sık ultrasonun bebek üzerine herhangi bir olumlu etkisi yoktur. Tanısal ultrasonun yapılan epidemiyolojik çalışmalarında, kullanımın artmasıyla bebeklerde anomali riskinin arttığına yönelik olumsuz bir durum da gösterilmemiştir. 3 ve 4 boyutlu ultrasonların etkileri neler? 3 ve 4 boyutlu ultrasonlarda enerji çıkışı daha fazladır. Özellikle hamileliğin ilk 3 ayında organ gelişimi olduğundan, hücre bölünme hızı daha yüksek, kan akımı sınırlı, cenin ise küçüktür. Bu nedenle ultrason da bir enerji modalitesi olduğundan daha dikkatli olunmalıdır. Hamilelikte ultrason konusunda bilinçli olunmalı ve uygun olan en düşük doz prensibine uyulmalıdır. Özellikle doppler çok gerekmedikçe hamileliğin 10-12. haftaları arasında kullanılmamalıdır. Anne adayı gerekmedikçe ultrasona girmemeyi doktoruna talep edebilir mi? Gelişmiş ülkelerde ultrason muayenesi, normal giden hamileliklerde genellikle 3 kez yapılır. Örneğin; Amerika'da, sağlık kurumları hamilelikte toplam 3 ultrason ücretini öder. Eğer anne adayı fazladan ultrason muayenesi olmak isterse, ücretini kendi öder. Hamilelik takibinde öncelikle tüm riskler anlatılıp, buna göre önlemlerin alınması gerekir. Ancak Türkiye'de bu konuyla ilgili verilmiş ortak bir karar yoktur. Bu durum tamamen ülkelerin sağlık sistemleriyle alakalıdır. Anne adayları, hamileliğin başında, doktorundan "gerekmedikçe" yani rutin ayda bir olacak şekilde ultrasona girmemeyi talep edebilir. Aileden böyle bir talep geldiği takdirde doktorlar karşı çıkmayacaklardır. Ancak Türkiye'de ultrason, bir eğlence aracı gibi görülür ve tam tersi bir durum söz konusudur. "Niçin kısa bakıldı? Ama ben göremedim. Eli nerede? Kardeşi el sallasın." gibi istekler söz konusudur maalesef. Ultrason uygulaması nasıl ortaya çıkmış? Ultrason uygulaması, ilk olarak 1955 yılında İskoçya'daki bir doğum uzmanı olan Ian Donald'ın metaldeki kusurları tespit etmek için kullanılan endüstriyel ultrason makinesinden esinlenmesiyle başladı. Farklı tümörlerin farklı yankılar ürettiğini keşfetti ve ultrasonun sadece karın tümörlerini tespitte değil, aynı zamanda hamilelikte de kullanılabileceğini düşündü. Tıbbi dergilerde yer alan makalelerle kullanımı dünyaya hızla yayıldı. Ultrason, tıpta özellikle kadın doğum alanında çok büyük etkiler oluşturmuştur. "Önerilenden fazla ultrasona girilmemeli" Ultrason uzun yıllardır hamilelikte kullanılır ve çalışmaların hem anne hem de bebek için güvenli olduğuna işaret edilir, ancak buna rağmen; disleksi, epilepsi, zeka geriliği ve şizofreni gibi nörogelişimsel problemlerde, ultrason ile bağlantılı durumları ortaya koyan araştırmalar mevcuttur. Hamilelik takibinde anne ve bebek bir bütün olarak değerlendirilmeli ve her aşamada her ikisinin de sağlığına dikkat edilmelidir. Bu yüzden herhangi bir sağlık sorunu olmadıkça, sağlıklı giden hamileliklerde, önerilenden fazla ultrasona girmeye gerek yoktur. Op. Dr. Birgül Karakoç "Anomali tespiti hiçbir zaman yüzde 100 sonuç vermez" Riskli Hamilelikler Uzmanı ve Perinatolog Prof. Dr. Recep Has Ultrasonla anomali tespitinin yapılması; ultrason incelemesini yapan kişinin tecrübesine, ultrason cihazının kapasitesine ve hangi hamilelik haftasında bakıldığına göre değişir. Hiçbir zaman yüzde 100 tanı koyma ihtimali yoktur. Ultrason sonuçta bir görüntüleme yöntemidir ve bazı hastalıklar görülmez. Anne karnında bebek hızlı bir gelişme aşamasında olduğu için, birçok organa ait kusur, sonradan belirti verebilir. Özellikle beyin gelişimi geç ve doğumdan sonra da devam eden bir süreçtir. Ayrıca enfeksiyon, kanama ve tümör gibi bazı hastalıklar anne karnında da hamileliğin değişik dönemlerinde ortaya çıkabilir. Yani muayene sırasında olmayıp, sonradan meydana gelebilir. Bebekteki anomalilerin teşhisi için yapılması gereken inceleme, ayrıntılı ultrason incelemesidir. Bu inceleme için tercih edilen 18-23. hamilelik haftaları arasıdır ve bu haftalarda majör anomalilerin ortalama yüzde 60-75 kadarının doğum öncesi tanısı koyulabilir. Anomalinin ne olduğuna göre tanı gücü değişir. Örneğin; kafatası yokluğu gibi çok bariz anomalilerin tanısı yüzde 100'e yakın konulabilirken, beyin kıvrımlarıyla ilgili problemleri teşhis etmek hiç mümkün olmayabilir. Bazı anomalilerin tanısı ileri hamilelik haftalarında koyulabilir. Sonuç olarak hamilelik sırasında bebekteki hastalıkların hepsinin tanısı ultrasonla mümkün değildir. Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği ultrason sıklığı Dünya Sağlık Örgütü, sağlık teknolojilerinin yaygın kullanılmadan önce kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Hamilelik sırasında ultrasonla tarama, yeterli bir değerlendirme yapılmaksızın yaygın şekilde kullanılır. Ultrason kullanımının güvenliği konusunda bilgiler henüz çok yeterli değildir. Dünya Sağlık Örgütü; hamilelik sırasında ultrason taraması hakkındaki bilinen ve bilinmeyen hususlar ile ilgili anne adaylarının açıkça bilgilendirilmelerini önerir. 11-14. hamilelik haftalarında ense kalınlığı ölçümü ve erken anomali taraması, 18-23. hamilelik haftalarında genetik ultrason, 28-32. hamilelik haftalarında bebek gelişiminin değerlendirilmesi, 37-40. hamilelik haftalarında bebek pozisyonu ve amniyon sıvısı değerlendirmesi gibi 4 ayrı dönemde yapılacak incelemeleri yeterli bulur. Özel koşulları bulunan hamileliklerde bu takipler farklılaştırılabilir. Yumurtlama gününden 1 gün sonra hamile kalınır mı?Kadın genital sisteminde, sperm hücresi ortalama 72 saat canlı kalabileceği için, hesapladığınız yumurtlama gününün 3 gün öncesi; yumurtanın ömrü de 24 saat olduğu için bu günün 1 gün sonrası arasındaki dönem, gebe kalabilme ihtimalinizin en yüksek olduğu dönemi dışında hamile kalmak mümkün mü?Erkekten sperm gelmezse kadında da yumurtalık olmazsa hamilelik gerçekleşmeyecektir. Rahim içindeki tüplerde sperm ve yumurtanın döllenmesi gerçekleşmekte ve daha sonra döllenen yumurta rahme yerleşmektedir. Rahmin büyümesi de rahim içinde gerçekleşmektedir. Yumurtlama olmadan hamilelik elbette ki gununden sonra ilişkiye girilirse hamile kalınır mı?En yüksek gebe kalma olasılığı, yumurtlamadan hemen sonra olan korunmasız cinsel ilişki ile ortaya çıkar. Spermin canlılığı cinsel ilişkiden sonraki günlerde azalır. Bu durumda yumurtlamanın ovulasyon hemen sonrasındaki korunmasız cinsel ilişkiden sonraki ilk üç günde gebe kalma olasılığı en Catladiktan sonra kaç gün içinde hamile kalınır?Yumurta çatladıktan sonra kaç gün içinde hamile kalınır? Yumurta döllenip çatladıktan sonra 1 gün içerisinde bile hamile kalma ihtimalin 2 gün sonra hamilelik belirtisi olur mu?Hamileliğin ilk belirtileri, döllenmenin oluşumundan sonraki 5-10 gün arasında hissedilir mı?Kadınların çoğunda, yumurtlamanın gerçekleştiği süreçte alt batında ağrı ve kramplar olabilir. Döllenen yumurta rahime doğru yol alırken çok hissedebilen kadınlarda kramplar yaşanmasına neden olabilir. Her kadında hissedilir diyemeyiz ama ağrı eşiği düşük kadınlarda his daha fazla olmama 5 gün kala hamile kalınır mı?Genellikle adetten 4 gün öncesine kadar hamile kalma ihtimali çok düşük olsa da, olasılık vardır. İlişkiden yaklaşık 3 ile 4 gün içerisinde bebeğin rahme düşmesi söz konusudur. Eğer bu süreçte rahimde tutunursa gebelik gerçekleşir. Değerli Ziyaretçilerimiz ve Anne Adaylarımız. Sizler tarafından tarafımıza bir çok soru gelmektedir. Özelden gönderdiğiniz mesajları hızlı takip edemiyoruz ve moderatörlerimiz göremiyor. Soru ve sorunlarınızı lütfen forum bölümünden bizlere iletin ki hem moderatörlerimiz hem de uzmanlarımız rahatlıkla takip edip cevaplayabilsin. ANNEMCE FORUMA GİTMEK İÇİN TIKLAYIN Hamile kalmak için cinsel ilişkiden ne kadar sonra duş alınmalı ne zaman banyo yapılmalıdır sorusu hamile kalmak isteyen bayanların kafasını karıştırıyor. Bu konuyla ilgili farklı yazılarımız olsa da duş alıp banyo yapma zamanıyla ilgili de sorular geldiği için bu yazıyı sizler için hazırladık. Konuyla ilgili diğer yazıları bu yazının altına sizler için ekledik. Şimdi gelelim asıl konumuza. Hamile kalmak bazı durumlarda çok kolay olsada bazı durum ve kişiler için zor olabilir. Bu nedenle doğru zamanlama çok önemlidir. Tüp bebek tedavimizden önce bu durumu çok araştırmış ve uygulamıştık. Kendi başımıza geldiği için şu hususlara da dikkat etmenizi önereceğiz. Öncelikle hamile kalmak için doğru zamanlama çok önemlidir. Bunun için en uygun zaman dilimi ise yumurtlama dönemidir. İkinci husus ise hamilelik için ilişki pozisyonudur bunun içinde en uygun pozisyon diz dirsek pozisyonudur. Bu iki husustan sonra önemli olan ise ilişkiden sonra ne zaman tuvalete gidileceği, banyo duş yapılacağı yada ne kadar yatılacağı hususudur. Peki Hamilelik İçin Ne Kadar Sonra Duş Almaya Gidilmeli? Şimdi neden hamile kalmak için ilişkiden bir zaman sonra duş alınıp alınmayacağı hususunun önemini anlatalım. Burada önemli olan nokta şudur ki doğru zamanda doğru pozisyonda yaşanan cinsel ilişkide hamile kalmayı kolaylaştırmanın yolu tüm spermlerin anne rahmine ulaşmasının sağlanmasıdır. Rahme ulaşan sperm miktarının çok olması yumurtanın döllenmesini kolaylaştıracak ve bu sayede hamilelik oluşacaktır. Bu nedenlerden ötürü cinsel ilişkiden sonra yukarıdaki bahsettiğimiz hususlara dikkat etmeli ve cinsel ilişkiden 20-30 dakika sonra duş almaya yada tuvalete gitmelisiniz. Burada dikkat etmenizi gerektirecek önemli bir hususta diz dirsek pozisyonunda cinsel birliktelik yaşadıktan sonra belinizin altına 4-5 dakika yastık koyarak beklemeli daha sonra da yarım saat sırt üstü beliniz biraz yukarıda olacak şekilde yattıktan sonra banyo yapmaya gitmelisiniz. Buradaki dikkat edilmesi gereken husus spermlerin geri gelmesinin önüne geçilmesi ve tüm spermlerin rahme ulaşmasının sağlanmasıdır. Başka bir hususta erkek boşalırken tüm spermin içeriye boşaldığına dikkat etmelidir. Özetleyecek olursak yukarıdaki hususları dikkate alıp uygulamak kaydıyla ilişkiden 25-30 dakika sonra duş almanız hamileliği kolaylaştıracaktır. Buradaki tüm amacın spermlerin kadın rahmine ulaşmasının kolaylaştırılması ve döllenmenin sağlanması ve hamileliğin kolaylaştırılmasıdır. Sağlıcakla Kalın. Önerilen Yazılarımız Kolay Hamile Kalmak İçin Yastık Nereye Konur? Cinsel ilişkiden Sonra Hamile Kalmak İçin Ne Kadar Yatmalı? İlişkiden Hemen Sonra İdrar Yapmak Hamileliği Engeller Mi? Beğendiyseniz Yıldız Vermeyi Unutmayın! See more Önceki Yazı Adet Oldum Ama Neden Kan Gelmiyor? Sonraki Yazı Adet Sancısı İçin En İyi 10 Ağrı Kesici İlaç Annemce, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, tüp bebek konularında bilgili uzman kişilerden oluşmaktadır. Sorularınızı Lütfen Yorum Bölümü veya Soru Cevap Forumundan Bizlere İletebilirsiniz.

sulu ultrasondan sonra hamile kalanlar