Yüklenme Tarihi: 02 Şubat 2015 - 11:52. Genelkurmay Başkanlığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün naaşının bulunduğu Anıtkabir'deki odanın görüntülerini paylaştı Ziyaretçilere yasak olan ve Anıtkabir'deki 'Yasak Oda' olarak isimlendirilen odada Atatürk'ün bedeninin toprağa verildiği mezar bulunmakta. Mezar odasının ortasında Tümülüs lahit, oda mezar, zemin altı kaya mezar, taştan inşa edilen oda mezar, yığma mezar, kurgan ve benzeri bir çok mezar çeşidir vardır, bunların bir çoğunda giriş bulunur. Mezar Girişleri. Giriş olan mezarların en önemli yapısal özelliklerinden birisi dar kenardan açılan kapı ve bir giriş dehlizi olmasıdır. MalatyaBüyükşehir Belediyesi Mezar Yeri Sorgulama. Twitter'da Paylaş Facebook'da Paylaş. Henüz kimliğinizi doğrulamadınız Bu hizmetten faydalanmak için, aşağıdaki kimlik doğrulama yöntemlerinden sizin için uygun olan bir tanesini kullanarak sisteme giriş yapmış olmanız gerekmektedir. e-Devlet Şifresi. Uzun-dikdörtgen planlı mezar odalarının bazılarının uzunluğu 6 metreyi bulur. Genişlikleri 1,5-2 metre, yükseklikleri ise 1,5-2,5 metre arasında değişmektedir. Urartu’da mezar odalarına çoğunlukla birden fazla gömü yapılmıştır. 100’ü aşkın gömünün yapıldığı mezarlar, arkeolojik kazılarda tespit edilmiştir. Büyük Keops Piramidi, bölgedeki en gizemli ve en büyük anır mezar. Onlarca yıldır bölgede kesintisiz bir şekilde devam eden arkeolojik çalışmalar Antik Mısır’ın tarihini aydınlatsa da, hala teorik olarak büyük boşluklar bulunuyor. 4 Kasım 2017’de yapılan tarihi bir keşif ise, boşlukların sadece teorik olarak değil somut bir şekilde de var olduğunu kanıtlıyor 0Yd6z. Bilecik Söğüt'te Roma Dönemi'ne ait 50'yi aşkın kiremit oda mezarı bulundu. Kepçenin tırnaklarına takılan insan kemiklerini gören operatörün jandarmaya haber vermesiyle ortaya çıkan mezarların bugüne kadar bir seferde bulunan en büyük tarihi mezar alanı olduğu belirtildi. Emniyet şeridi çekilen iki bin yıllık kiremit mezarların defineciler tarafından talan edilmesinden korkulurken ilk kez bu kadar çok sayıda bir tarihi mezar alanının bulunması, çevrede bir nekropol alanının arkeolojik şehirlerde mezarlıkların ve toplu mezar yerlerinin bulunduğu bölgeye verilen isim olabileceği şüphesini gündeme getirdi. Roma Dönemi'nde yaygın bir şekilde görülen mezar tiplerinden birisi olan kiremit mezarlar, o dönemin sosyal yapısının anlaşılması bakımından önemli buluntular olarak gösteriliyor. Özellikle alt tabakadan halkın gömüldüğü mezarlar olarak öne çıkan kiremit biçimli mezarlar, tahrip olmaya fazlasıyla uygun mezarlar olarak göze çarpıyorlar. Basitçe yapılan bu mezarlar, diğerlerine oranla merkezden ziyade taşrada fazlasıyla bulunuyor. Stroterlerin Roma mimarisinde çatı kiremidi iskelet üzerine bir beşik çatı gibi çatılması ile oluşturulan kiremit mezarlar, cenazelerin boyuna göre tasarlanıyor ve bu şekilde vücutların üzerinde bir çatı mezar oluşturuluyor. Bilecik Söğüt'te bugüne kadar bir seferde bulunan en büyük tarihi mezar alanı olduğu belirtilen 50'yi aşkın kiremit mezar tesadüfen bulundu. Söğüt'e 6 kilometre uzaklıktaki Kızılsaray Köyü sınırları içerisinde bulunan kiremit mezarların, bir tepe üstünde ve yerden iki metre derinlikte arazi düzleme çalışması yapıldığı sırada kepçenin tırnaklarına takıldığı belirtildi. Kemikleri bulan kepçe operatörü, durumu jandarmaya ve arazi sahibi Mehmet Arık'a bildirdi. Arazisinin sınırında bulunan tarihi mezarlarla ilgili konuşan Arık, "Bilecik ve Eskişehir Müze Müdürlüğü'nden yetkililer gelip tespit yapacaklar dediler. Emniyet şeridi çektiler. Bilecik müzesinden yetkililer gelip gitmiş. Onlar da Eskişehir'e yazı yazmışlar. Şimdi cevap bekliyoruz" diye konuştu. NEKROPOL ŞÜPHESİ Kızılsaray Köyü'nden Mehmet Lofçalı ile oğlu Ersen Lofçalı da mezarların Bizans mezarı olması ihtimali bulunduğunu belirterek, "Bu mezarları saklamışlar. Çünkü etrafı çukur. Su almaması için yükseğe almışlar. Müzeden gelip kemiklerden numune almışlar. Tahminimizce kemiklerin kaç yıllık oldukları araştırılıyor" diye konuştular. Tümülüs girişlerinin hangi yönde olduğunu bulmak için tümülüs üzerinde ciddi bir arkeolojik araştırma yapmanız gereklidir, Buradaki en önemli husus tümülüsün hangi medeniyete ait olduğunu bulmalıyız. Ülkemizde o kadar çok tümülüs varki en sık rastlanan roma, lidya, firig, grek giriş ve mimari yapıları birbirinden farklılıklar gösterir, Birbirine benzerlik gösteren en önemli özelliklerinden bir tanesi neredeyse her tümülüsün girişine hediyeler koyulur; ve burada bir sunak taşı mutlaka vardır. sunak kurban sunmak için inşa edilir. Sunak yapısı düzlem bir taş yapıdır. yere paralel olur. Bu taş her zaman giriş yönündedir; bazen toprağın altında tünelde kalır; bazen tümülüsün dış kenarında görünür dışında tümülüs girişleri genelde güneşe bakar vaziyettedir, doğudan başlayıp güney doğu, güney, güney batı ve batı olarak değişir, burada anlamanız gereken giriş mutlaka günün belli saatinde güneşi görüyor olmasıdır. yani direk kuzeyde olupta güneşi arkasına almaz. bu çok zayıf diğer konuda yığmaya dikkat edeceğiz; bu yığma tam daire değildir, tümülüsten biraz uzaklaşım baktığımızda yığmanın tam daire olmayım bir tarafa hafif çıkıntı yaptığını fark ederiz; yada tam tersi bir tarafı biraz daha girintili olduğunu fark ederiz. işte bu çıkıntı yada girinti giriş yerleridir. bunlara dikkat boy yığmalara kesinlikle batı kısımdan başlanmalı, giriş romaya bakar olmalı, bu tip tümülüslerde giriş bulmak için karpuz dilimi şeklinde kazı hangi medeniyete ait olduğunu nasıl anlarızFirig tümülüslerinde tümülüsü çevreleyen taş bloklara rastlamak mümkündür. toprak yapısında katmanlara rastlamayız tek çeşit toprak yunan tümülüsleri her şehirden getirilen toprak çeşitiyle yığma oluşturulur, bu yüzden tümülüs yığma farklı toprak katmanlarından tümülüsleri tamamen taş yığma tümülüslerdir, çoğu moloz taşlarla yapılmıştır, roma ve doğu roma Bizans arasında fark tümülüslerinde ise kömür katmanları, krepis duvarı ve en önemlisi tepede phallos işaretleri yani penis işaretlerine rastlamak mümkündür, penis işareti bazen penis kaya şeklinde olur, kayaya yapılmış oyma, kabartma kısacası bilindik define işareti şeklinde KazısıBüyük boy tümülüsler çoğunlukla batı kısmından başlanmalı kapısı romaya bakar olmalı; karpuz dilimi şeklinde açılmalıdır, meyil verilerek uygulanmalı giriş dar olduğundan girişten sonra genişe işlenmiş tünel zaman 1. 2. 3 odalı olduğu görülmüştür. bu odalar yan yana olduğu gibi alt alta unutmayalım ki yığmalarda belirli yön yada giriş net değildir. yukarıda dediğim işlemler yapılmalı; giriş bazende kendisini ele aranılan maldır genelde bazı yanık defineciler ise kazan gömülü olduğunu iddia eder ve tam tepeden gri olur derselerde kesinlikle bu güne kadar sonuca ulaşılmamıştır. en azından benim bilgim yok. aklınızdan çıkarmayın bu yığmalar zamanın en iyi mimarları tarafından inşa edilmiş ve tuzaklanmıştır. rast gele yapılan çalışmalar ölümle tıp yapılar çekme yıkılma erozyona uğramazlar bunların tümü emek sarf edilip mimarı güçlü olanlar tarafından yapılmıştır yığmalarda taş döşeme yada ağaç yapıları kullanılmıştır. mozaikli olanlarıda mevcuttur. bilinçsizce kazı yapılması bunları tahrip eder tek odalı olanlar şahıs; 1 den fazla olanlarda mezarların yanı odaların odası azap odası ve hazine odası diye adlandırılır yan yana olanların girişleri belli. ama üst üste olanlar ise belli değildir. çok iyi kamufle illaki 1 den fazla olacak diye bir kaide yok. ama büyüklükleri dikkate alımalı; 6 ya 9 metre olurlar. yünanda yukarıda söylediğimiz gibi girişler roma veya Kudüs baz alınmalı; aksı taktirde sonuca ulaşılması imkansızdır. ulaşılsa-da sadece mezar odasına ulaşılır ve sonu hüsran olur. frıgya yapısı giriş ve iç odası ağaçlarla yapılır çok uzun sure dayansa da bu yapılar açılınca çökme ihtimali çok tip kapalı yerlerde açılınca içeriye kağıt yakıp atmak; bez yakıp atmak kesinlikle çok yanlış. içeride sıkışan gaz patlamasına sebep olacak ve buda hayatınızı tehlikeye sokacak sonuçlar mezar tipini batı yada kuzey yamacındaki duvardan anlarsınız; duvarı gördünüzmü dönemi firgya demektir. yapıları şöyle oluyor; her birinin katmanları farklıdır; ve birbirine uzaklığı 1 metre ile 2 metre kadardır. ilk katmanlarda hediyeler çıkar. bu çıkan hediye mezarın kral yada kral ailesi olduğuna işarettir. ayrıca toprak yapıları her katmanda farklılık gösterir. asla ellen memelidir. bu hediyeler zehirli olabilir. üzerlerine mezar odasına geldiğinizi. kilden anlarsınız son katmanı kildir. her katman arasındaki metreyi baz alırsak 6 ile 12 metre arası Tuzakları Bazen İlk katmanda iri kayalar ile cevrime koruma yapılırki bu çok harika sistemdir. bu sistem soygunculara karşı yapılmıştır. Dikkat edeseniz bu tip yığmalar ya yol kenarındadır. yada köy yakınında. yada her ikisini girmeniz mümkün. yanında illaki dere olur, bu tıp yığmalarda çok su kullanılır. eyer toprak 10 ton ise 100 tonda su kullanılır. artı su ile kuyu şeklinde saklı tuzaklarında çıkma olasılılık çok yüksektir. bunlarda bazen koruma taş kilidi mevcuttur. Çok dikkat edilmelidir. şunu bilmelisinizki soyguna karşı önlemler alınmıştır. taş, kuyu, su, kazık, gibi tuzaklar kesin olanların tipi sivri olur; buna dikkat edilmelidir. bu tiplerde en tepede hediyeleri bulmak mümkündür. tek mezar kimileri köle mezarı kimileri piç mezar katman ise kesinlikle soyguna karşı yapılmış tuzaklar doludur. hangisi olduğunu bilmek mümkün değildir.. roma Bizans yığmalarının şeklini şöyle anlarsınız kuzey tarafına iyi bakılırsa akıntılıdır. akıntıyı gördüğünüzde kimlere ait olduğunu bilirsiniz. Günümüze kadar ulaşan bu harika anıtlar bilinçsizce kazı yapıldığı için bazıları tahribata uğramıştır. . bunların çoğu 1. ve 2. dünya savaşında devlet tarafından açılıp soyguna uğradığını söyleyenler var. yabancılarda turist kılığında gelip çokça soygunlar yapmıştır.

oda mezar girişi nasıl bulunur